Kaşif ya da mucit olmaya gerek var mı?
Bir buluşumuz yokken kaşif, bir icat yapmadan mucit olmayı hayal ederken inovasyonu ıskalıyoruz. Küçük yeniliklerin vaat ettiği büyük potansiyeli görmüyoruz. Oysa…
Küresel
İnovasyon Endeksi diye bir çalışma var. Her yıl açıklanıyor, hem bir durum
tespiti yapılıyor hem de bir takım saptamalarda bulunuluyor bu raporda. Bu
raporun, yıllardır ilk beşi belli: İsviçre, İngiltere, İsveç, Hollanda ve ABD.
Sıralamanın devamı daha hareketli, özellikle ilk 25’ten sonrası kıpır kıpır…
Sıralamada
Türkiye’nin kaçıncı sırada yer aldığını yazının sonuna bırakalım. Öncesinde
Dünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO) Direktörü Francis Gurry’nin bir sözünü
aktarmak istiyorum, ki sözünü ettiğim bu endeksi açıklayan kuruluş da WIPO. Gurry diyor ki; “İnovasyon, kalkınma seviyesi
fark etmeksizin, her ülkenin ekonomik büyümesi için büyük umut vadediyor.”
Gurry’nin bu
cümlesinde altını çizmek istediğim bölüm; kalkınma seviyesi fark etmeksizin…
İnovasyon
denilince, akla buluş ve icat geliyor genellikle… Buluş, icat denilince de bu
işi iyice gözümüzde büyütüp, küçük yenilikleri iyice küçümsüyoruz… Bir buluşumuz
yokken kaşif, bir icat yapmadan mucit olmayı hayal ederken inovasyonu
ıskalıyoruz… Haliyle bu, bir bakış açısı olarak hepimize sinince, küçük yeniliklerin
vaat ettiği büyük potansiyeli görmüyoruz.
Oysa
Gurry’nin de altını çizdiği gibi; inovasyon büyümek ve gelişmek için ne güzel
bir fırsat. Çünkü inovatif olmanız
için mutlaka dünyanın en kalkınmış, en zengin, en teknolojik ülkesi olmanız
gerekmiyor…
İnovasyonun
sermayesi; yenilikçi ve iyileştirici olmak… İnovasyonun temel mottosu da ‘değer
katmak!’ İlle de bir icat yapmak değil… Şu bakış açımızı bir değiştirsek, küçük
yeniliklerin hayatımızda nasıl büyük değişikler yapabileceğini bir görebilsek,
bunu düşünce yapımızdan iş yapış şekillerimize kadar bir içselleştirebilsek ne
güzel olacak…
Sözü bitirmeden
yazının başında söz ettiğim WIPO’nun Küresel İnovasyon Endeksi’ne dönecek
olursak; Türkiye ise 141 ülke arasında 58’inci sırada. Geçtiğimiz yıl 54’üncü
sıradaymışız… Bu sonuca bakarak zaten ortalarda bir yerdeymişiz, şimdi biraz
daha gerilemişiz diye yazmaya elim varmaz. Nihayetinde bu sonuçları moraller
bozulsun diye değil, motive olalım, daha inovatif olalım diye paylaşıyoruz. İnovasyon denilen şey, herşeyden önce bir düşünce biçimi... İçimizi karartmadan pozitif olmak ve yarınlara umutla sarılmak en iyisi...
* Bu yazı 7 - 13 Şubat tarihli Para Dergisi'nde innoKrea adlı köşemde yayınlanmıştır.
* Bu yazı 7 - 13 Şubat tarihli Para Dergisi'nde innoKrea adlı köşemde yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder