24 Şubat 2016 Çarşamba

Kaşif ya da mucit olmaya gerek var mı?


Bir buluşumuz yokken kaşif, bir icat yapmadan mucit olmayı hayal ederken inovasyonu ıskalıyoruz. Küçük yeniliklerin vaat ettiği büyük potansiyeli görmüyoruz. Oysa…


Küresel İnovasyon Endeksi diye bir çalışma var. Her yıl açıklanıyor, hem bir durum tespiti yapılıyor hem de bir takım saptamalarda bulunuluyor bu raporda. Bu raporun, yıllardır ilk beşi belli: İsviçre, İngiltere, İsveç, Hollanda ve ABD. Sıralamanın devamı daha hareketli, özellikle ilk 25’ten sonrası kıpır kıpır…

Sıralamada Türkiye’nin kaçıncı sırada yer aldığını yazının sonuna bırakalım. Öncesinde Dünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO) Direktörü Francis Gurry’nin bir sözünü aktarmak istiyorum, ki sözünü ettiğim bu endeksi açıklayan kuruluş da WIPO.  Gurry diyor ki; “İnovasyon, kalkınma seviyesi fark etmeksizin, her ülkenin ekonomik büyümesi için büyük umut vadediyor.”

Gurry’nin bu cümlesinde altını çizmek istediğim bölüm; kalkınma seviyesi fark etmeksizin…
İnovasyon denilince, akla buluş ve icat geliyor genellikle… Buluş, icat denilince de bu işi iyice gözümüzde büyütüp, küçük yenilikleri iyice küçümsüyoruz… Bir buluşumuz yokken kaşif, bir icat yapmadan mucit olmayı hayal ederken inovasyonu ıskalıyoruz… Haliyle bu, bir bakış açısı olarak hepimize sinince, küçük yeniliklerin vaat ettiği büyük potansiyeli görmüyoruz.

Oysa Gurry’nin de altını çizdiği gibi; inovasyon büyümek ve gelişmek için ne güzel bir fırsat. Çünkü inovatif olmanız için mutlaka dünyanın en kalkınmış, en zengin, en teknolojik ülkesi olmanız gerekmiyor…

İnovasyonun sermayesi; yenilikçi ve iyileştirici olmak… İnovasyonun temel mottosu da ‘değer katmak!’ İlle de bir icat yapmak değil… Şu bakış açımızı bir değiştirsek, küçük yeniliklerin hayatımızda nasıl büyük değişikler yapabileceğini bir görebilsek, bunu düşünce yapımızdan iş yapış şekillerimize kadar bir içselleştirebilsek ne güzel olacak…

Sözü bitirmeden yazının başında söz ettiğim WIPO’nun Küresel İnovasyon Endeksi’ne dönecek olursak; Türkiye ise 141 ülke arasında 58’inci sırada. Geçtiğimiz yıl 54’üncü sıradaymışız… Bu sonuca bakarak zaten ortalarda bir yerdeymişiz, şimdi biraz daha gerilemişiz diye yazmaya elim varmaz. Nihayetinde bu sonuçları moraller bozulsun diye değil, motive olalım, daha inovatif olalım diye paylaşıyoruz. İnovasyon denilen şey, herşeyden önce bir düşünce biçimi... İçimizi karartmadan pozitif olmak ve yarınlara umutla sarılmak en iyisi... 

* Bu yazı 7 - 13 Şubat tarihli Para Dergisi'nde innoKrea adlı köşemde yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder